<aside> 👉🏻 Bu içerik Geleceği Keşfedenler’den Zeynep Başer tarafından hazırlanmıştır.
</aside>
Sürekli insan yargısından korkarak yapmaktan vazgeçtiğimiz şeylerin farkında mısınız? İnsanlar diğer insanların düşüncelerini fazla taktıkları için her gün yapmak istedikleri şeylerin en az ikisinden vazgeçiyorlar. Peki bu ne kadar doğru?
Uçsuz bucaksız olan evrende, nokta kadar yer kapladığımız dünyada; diğer insanların düşüncelerini umursayarak yapmaktan vazgeçtiğimiz her şeyin pişmanlığını ileride, “Keşke o zaman yapsaydım” diyerek çekmeye mahkûm kalırız.
Bugün çarşıda, size yargılayıcı bakışlar atılacağını bildiğiniz için sesli gülmekten vazgeçmeniz, yaptığınız başka bir harekette sizi yargılamayacakları anlamına gelmez.
O hareketi yapmaktan çok, etraftakilerin tepkilerinden çekiniyorsanız, unutmayın ki; kocaman dünyada anlık gördüğünüz o insanla tekrar karşılaşma ihtimaliniz ve onun sizi hatırlama ihtimali yüzde beşten bile düşük.
Bu yüzden ileride pişmanlık çekmektense, bazı tabuları yıkmak daha mantıklı.
Düşünsenize bir kere geldiğiniz hayatınızda sadece insanlar, “Ne der?” korkusuyla hiçbir şey yapamıyorsunuz. Bir gün geriye dönüp baktığınızda hatırlayabilecek anılarınız kalmıyor.
Arkadaşlarınızla yaptığınız hiçbir eğlenceli aktivite yok, kalabalık içinde katıla katıla güldüğünüz bir durum yok; sahilde oturup dertleştiğiniz bir an, herhangi bir mağaza aynasında fotoğraf çekindiğinizde sokakta deliler gibi dans ettiğiniz bir an yok.
Sadece sohbetlerden ve derslerden ibaret bir geçmiş zaman dilimi var.
Bunu pişmanlığı yaşamamak, yaşadığını hissetmek için bazen saçmalamak gerekir.
Hayat sizin ve hayatınızı pişman olmayacağınız şekilde yaşamanız gerekir. Sonuçları sadece sizi etkilediği sürece, başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadan istediğinizi yapmakta özgürüz.